Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır.
“İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır.
Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın – imtihanın bir parçası olduğunu ne kadar çok unutursak, o kadar çok bunalımlar yaşıyoruz.
Hastalıklar hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Kanser, verem, ülser olmak hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Bir kaza sonucu sakat kalmakta hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Evlat acısı hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Fakirken zengin olmak hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Zenginken fakir düşmekte hayatın – imtihanın bir parçasıdır.
Ulaşmak istediğimiz hedeflere ulaşamamak da.
Bir sınava girip o sınavı kaybetmekte hayatın – imtihanın bir parçasıdır
Tüm bu ve benzeri sıkıntılara sabretmek “imanın bir parçası” değil midir? İmanımız stresli ise, hayatımız da stresli geçiyor.
Bu kitap yaşadığımız dönemin en önemli sorunlarından biri olan “Stres” üzerine düşünülerek meydana gelmiş bir çalışmadır. Strese giren insan imansız değildir elbette. Ancak tutunduğumuz iman dalı bizi hayatın sıkıntılarından (stresten) çıkartamıyorsa, iman dalına ne kadar sağlam tutunduğumuzu sorgulamak zorundayız.
Sait ÇAMLICA

sizin gibi inançlı insanların topluma daha fazla ulaşması lazım.
kitabınız gerçekten çook güzel ….anlatım diliniz , alıntılarınızı paylaşmanız okuyanlara ayrı ayrı olmlu düsüncelere yönlendiriyor… kaleme aldıgınız konular bir kez daha imanımızı kuvvetlendirmeye vesile oldu. sizi tanımıyordum .kitabın adı dikkatleri üzerine topluyor………………………….elime aldım önce göz attım ve basladım o gün içerisinde bitirdim…
Hayatımı ele geçirmiş stresten kurtulamıyorum. Ailem imanlı bir aile hamdolsun ama depresyondalar ???
hepimize ışık oldu sözleriniz umut oldu inşallah benim gibi olan her yüreğe dokunur sözleriniz de şifayı nerde arayacağını daha bir ayrı idrak eder kendine ve çevresine. Sizi ve kitaplarınızı tanımış olduğum için çok mutluyum. Allah razı olsun…
Herkes alıngan, herkes sinirli, herkes kendi bildiği doğruyu adapte etmeye çalışıyor diyerine , ama niyet güzel, doğruyu bulmak ve onu yaşamak… İşyerim ayrı bir savaş alanı evim ayrı kaç kaçabilirsen…
Geçen hafta ailemle memleketten dönerken toprağa bırakmışız kötü enerjiyi azıcık azık ile düştük istanbul yollarına…Mola verdiğimiz istasyonlardan birinde kitabınıza rastladım ismi beni çağırıyordu. Aldım yola çıktık. Herkesten izin alarak başladım yol boyu okumaya
ALLAH binbirkere razı olsun .bu gibi doğru yazılar ve de sizin gibi doğru insanlar herzaman var olsun aeolun çok tşklr saygılar.
Her arayan aradığını bulamaz.Ama bulanlar arayanlardır.Stresle başetme yollarını ararken karşıma şuanda bu sitenin çıkması Allahın bana göstermek istediği bir hikmettir.Allahım hakkındaki hayretleri çok esrarengiz bir şekilde açıyor önüme.Yazınıza bakarak ulaşmak istediğim kitap budur diyorum.En kısa zamanda alıp okuyacağım inşallah.Elinize yüreğinize sağlık.
sayın hocam Kayseriye gelmeyi imza günü için veya konferans vermek amacıyla düşünüyormusunuz,lütfen hocam Kayserideki bir konferansınız çok gerekli olduguna inanıyorum insanların eğitimi için selam ve saygılar.
Mudar taraf ndan bugunku isimleri verilen arabi aylardan ilk bahar anlam na gelen Rebiulevvel ay temam oldu ve bugunlerde Rebiulahire ikinci bahar erdik elhamdulillah ..Dunya ikliminde bahar gune in yuzunu gostermesi a aclar n cice e durmas topra n yeniden hayat bulmas ile olur ya insan ruhunun bahar da Resulu kibriya efendimizin te rifi ile olur dolay s yla ruhun bahar hep Rebiulevveldedir. Peki gunah nedir ustad m?.Gunah Hududullah yani Allah n insan icin belirledi i hayat cercevesini ilahi s n rlar ci nemektir. Bir de bak yorsunuz s n rlar kaybolmu hayat gunaha donu uvermi .Bir de zaman zaman gunah i leme ozgurlu unden soz ediliyor.
Ca d nitelemesini hayat n butun alanlar na tesir edecek ekilde kullanmak ca dan ca a mekandan mekana ve insandan insana de i iklik gostermeyen hakikat e yap lan en buyuk haks zl kt r. Zira hakikat in en temel ozelli i olcu olmas d r..Modernizmin dunya hakimiyeti ad na klasik geleneksel dedi i hayat tasavvurunu ve onun dini kulturel toplumsal bireysel…
“Okumaya asla ara vermem; çünkü beni kimse esir alamaz” diyor söze başlerken Sait Çamlıca.
Kitaplara aşık, okuma eylemini özgürlük diye tanımlayan yazarı ilk kez bu kitapla tanıdım. Konferansına katılmış, açılan stantta rastlamıştım bu kitaba: “Stresli İman”
Kitabın kapağında da sorulmuş, insanı derin tefekküre sevk eden sorudur: “Strese girenin imânından şüphe edilir mi?”
Konular bu soru eksenli işleniyor.
Yazar, asrın hastalığı olan stresten, bir nebze olsun başımızı kaldırıp “şükredecek ne çok şey var” dedirtecek tespitlerde bulunuyor kitabında; stresten kurtulma reçetelerini sunuyor okuyucuya.
İman Sorgulama Kitabı Değil
“Strese girenin imânından şüphe edilir mi” sorusu imânı “var/yok” ile sınırlandırmıyor bireylerin stres karşısındaki tutumunu sorgulatıyor.
“İmtihan Dünyası” ifadesini diline pelesenk eden inançlı(?) insanların antidepresanlara bağımlı hâlini, imân-stres arasındaki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış.
Pek çok tespit, soru/n/lar, cevaplar hep bir yerlerden âşina olduğumuz şeyler; cevaplar, çözüm önerileri, konuyla ilgili notlar, alıntılar da öyle…
Sait Çamlıca okuma sevdalısı, kitap kurdu. Okuduklarından, internette gözüne takılan –beğendiği- yazılardan sıkça not alan, oluşturduğu arşivini konferanslarından ve yazı için masa başında oturmalarından arta kalan vakitlerinde muntazaman yeniliyor.
Alıntılar Fikir Dünyasına Tercüman
Stresli İman’da yazarın kendi fikir dünyasına tercüman olmuş pek çok alıntıya “Not” ve “Alıntı” başlıklarıyla yer verilmiş. İskender Pala’dan Haşmet Babaoğlu’na; Senai Demirci’den Nevzat Tarhan’a kadar pek çok önemli ismin alıntılarıyla ve kitapta imzası olmayan birkaç yazıyla süslü. Hatta öyle ki, alıntılar yazara ait yazılardan bir hayli fazla. Alıntılar kitabı tabirini kullanırsak haksızlık etmiş olmayız diye düşünüyorum.
Alıntılar birbirinden bağımsız gibi görünse de tüm bu yazıların özünde stres-iman arasındaki ilişkiyi iyi hâle sokacak ve bildiğimiz –mütemadiyen unuttuğumuz- hükümler beynimize bir kez daha nakşolacak: “Her sıkıntıda bir kolaylık vardır”, “Allah, bize kaldıramayacağımız yükü yüklemez”
Ruhlara Şifa Niyetine
Her yaştan ve her kesimden insanın rahatlıkla okuyabileceği; akıcı, sade, samimi üslûbuyla kendini sevdiren kitap, stresi yaşamın bir köşesine hapsetmiş insanları etkileyip, harekete geçirecek cinsten ve aslında okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir eser.
Son sözde şu ifade yer alıyor: “Hiçbir ilacın reçetesini okuyarak iyileşemezsiniz. Reçetede yazılan kurallara uygun bir şekilde ilacı içmek gerek. Bilgi kağıt üzerinde mürekkep olmaktan çıkıp eyleme dönüşmediği sürece işe yaramaz.”
Evet, kitabın tadı harfindeki mânâ güzelliğini kanına, canına nakşettiğin zaman çıkar.
Hadi iyi okumalar.
Gül Hanım GÜRSOY
bugün hilal tv’de annemle programınızı izledim.tam da benim öğrencilik hayatımı.stresli iman kitabınızı bir arkadaşımda gördüm ve okudum Allah’ta biliyor ya ne kadar da beğendim herkesin okumasını tavsiye ediyorum
herkese hayırlı okumalar…
Benim hayatımı,aklımı fikrimi değiştiren kitap bu. Ve bıkmadan sıkılmadan üst üste okudum. Bütün arkadaşlarıma tavsiye ettm. Teşekkürler Sait Çamlıca..
slm alkm elinize ve önce yüreğinize sağlık rabbim yardımcınız olsun inş. kitabınızı okudum ve herkese tavsiye ediyorum Allah razı olsun
Selamun aleyküm saygıdeğer eğitimci ve yazarımız şahsım adına ilim ve bilim adamı değerli insan bildiği doğruyu herkese ve herşeye her ortama rağmen savunan kamil insan. Yaklaşık 4 yaşlarında ibadeti ve Allah’ı aramaya düşmüş daha o yaşlarda yazmasına rağmen okuyamayan biri olan zatım anlatmak istediğiniz doğruyu anladım inşallah . Ama anlamak kadar ashabdan Muaz b. Cebel’in de dediği gibi ” Öğrenmek istediğiniz herşeyi öğrenin. Şunu bilin ki, Allah siz o ilimle amel edinceye kadar ondan size hiçbir fayda sağlamaz. ” demiştir buna göre kişi salihte olsa inandığıyla amel etmeli sırf başkalarının evlatlarını değil kendi de evlat edinip evelce eşini sonra da evledını emanet görmeli.. Ve her zorlukta bu gerçekle irkilip kendine dönmeli ” İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.” Saygılarımla değerli düşünce insanı